Balın Deri Sorunları Üzerindeki Etkisi

Organik bal, çeşitli tedavilerde yan bir ürün olarak kullanılan gerek beslenme gerekse de bir ilaç niteliğinde insanlar tarafından yıllardır bilinen bir besindir. Balın enfeksiyonlara yol açan mikroorganizmalar üzerinde geniş spektrumlu etkisi sebebi ile özellikle yara ve yanıklarda, etkilenen alanın enfeksiyonlardan korunmasını sağladığı ve de lokal sitokin üretimini uyararak yara iyileşmesini hızlandırdığı bilinmektedir. Yara ve yanıklardan dolayı etkilenmiş olan bölgeye bal sürüldüğü zaman, balın içerisindeki glikoz oksidaz enzimi cildin nemi ile etkinleşerek bulunulan yere yavaş yavaş hidrojen peroksit vermektedir. Bu suretle dokularda hasar oluşturmadan mikroplara karşı antiseptik etki sağlamaktadır. Balın sahip olduğu tüm bu özelliklerden dolayı antibiyotiklerin keşfedilmediği dönemlerde savaş yaralarının tedavisinde bal kullanıldığı bilinmektedir. Fakat üretimi esnasında ısıtma işlemi uygulanmış olan balların ilgili enzimlerin parçalanması sebebi ile mikroplara karşı (antimikrobiyal) bir etki göstermesi beklenmemelidir.

Balın antimikrobiyal etkisi yalnızca inhibin gibi hidrojen peroksit oluşumuna dayanmamaktadır. Balın açık yara ya da yanık enfeksiyonlarında rol oynayan etkenlerden biri olan staphyloccoccus aureus üzerinde etkili olduğu ve bu etkinin arı sütü (%1) ilavesi ile %55-57 oranında kuvvetlendirilebildiği bilinmektedir. İnsan dokusunda pseudomonas aeruginosa bakterisi ile enfekte olması durumunda, serbest radikaller oluşarak enfeksiyonun yaygınlaşmasına ve hücre hasarına yol açar. Manuka balının, lokal olarak pseudomonas aeruginosa ile enfekteolmuş alana uygulanmasıyla özellikle içeriğindeki bir fenolik bileşen olan metil siringatın serbest radikallerin oluşumunu engelleyerek enfeksiyonun yaygınlaşmasını engellediği bildirilmektedir.

 

 

Negibi sosyal içerik paylaşım sitesidir. Tüm hakları saklıdır izinsiz kullanılamaz ya da kopyalanamaz.