Corona Virüse Karşı Geleneksel Gıdalarımız: Sirke, Turşu, Boza..

Türkiye’de corona virüsünün görülmesinin ardından vatandaşların aklında virüse karşı nasıl tedbirler alınması gerekiği sorusu oluşmaya başladı.  Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Emin Mindan, corona virüse karşı bağışıklık sistemini güçlendirmek gerektiğini belirterek “Saf C vitaminini yüksek dozda almamız gerekir” dedi.

 Dr. Emin Mindan, mikropların mukozalardan geldiğini belirterek, “Mukozaların güçlü olması lazım. Güçlü olması için C vitaminin yanı sıra probiyotik almamız lazım. Yani dost bakteriler içeren yiyecekler tüketmemiz lazım. Bunların arasında geleneksel gıdalarımız turşu, boza, sirke, tarhana, salça, kefir gibi gıdalar yer alıyor. Bunlar probiyotik kaynaklarıdır bunlar bağırsaklardaki düzeni sağlıyor ve koruma sistemimizi güçlendiriyor” dedi.

C, B VE D VİTAMİNLERİ ÇOK ÖNEMLİ

Dr. Mindan, “Yaz ayalarında insanlarda D vitamini seviyesi arttığı zaman bu tür hastalıklara karşı savunma sistemleri, doğal bağışıklık sistemleri güçleniyor. C ve B vitamini çok önemli. C vitamini alacağımız kaynaklar sebzeler ve meyveler. Ancak meyvelerden C vitamini almaya çalışırsak bu dönemde büyük bir yanlış olur. Çünkü bizim doğal bağışıklık sistemimizin en önemli elemanları akyuvarlar. Bu akyuvarlar ister kanser ister virüs hücresi olsun yakalayıp yok etme özelliğine sahip. Bu yüzden C vitaminini askorbik asit olarak, saf C vitamini olarak yüksek dozda almamız gerek. Eczanelerden 1000 miligramlık C vitamini tabletleri alabilirler. C vitamini mikropların yakalanıp yok edilmesinde fayda sağlıyor. Diğer yandan D vitamini de yetişkinler için önemlidir. Ampul olarak alabilirler. 10 gün sonra tekrar etmeleri gerekir. D vitamini hepimizde yazın bile eksik. Bu dönemde yüksek dozda almakta fayda var. Çocuklar 1000-2000, yetişkinler 4-5000 ünite arası alması gerekir” dedi.

GELENEKSEL GIDALARIMIZ TURŞU, BOZA, SİRKE

Mikropların mukozalardan geldiğini belirten Dr. Emin Mindan, “Mukozaların güçlü olması lazım. Güçlü olması için C vitaminin yanı sıra probiyotik almamız lazım. Yani dost bakteriler içeren yiyecekler tüketmemiz lazım. Bunların arasında geleneksel gıdalarımız turşu, boza, sirke, tarhana, salça, kefir gibi gıdalar yer alıyor. Bunlar probiyotik kaynaklarıdır bunlar bağırsaklardaki düzeni sağlıyor ve koruma sistemimizi güçlendiriyor” diye konuştu.

ALERJİK NEZLESİ OLANLAR DİKKAT
Dr. Mindan alerjisi olan kişilerin hastalıklara daha açık olduğunu belirterek, “Alerjik nezlesi olanlar ‘alerji selamı’ dediğimiz bir selam verirler. Bu selamda sürekli burunlarını kaşır ve elleri burunlarına gider. Kendilerine dokunan bir polen, hayvan kılı, toz olduğu zaman burunlarının iç kısmındaki burun mukozası kızarır ve şişer. Böyle bir burun mukozası mikropları almak için çok uygun bir ortamdır. Bu tür kişiler ilaç almak yerine hava temizleyici almalı” dedi.

GÜNDE 3 DEFA KEFİR KARIŞIMI
İleri yaştaki kişiler için tavsiyelerinde Dr. Mindan “kan şekerini yükselten gıdalar almamak gerekiyor. Vücuda ne kadar çok şeker yollarsak o kadar koruyucu sistemlerimiz gelen yabancılara karşı savaşamaz. Bağırsak ve boğaz florası için günde 3 bardak kefir içebilirler. Kefirin içerisine bir silme çay kaşığı saf C vitamini, keten tohumu, üzüm çekirdeği, ısırgan tohumu ve bir çay kaşığı kadar zencefil koyarak bunu bir cacık gibi sabah, öğle, akşam tüketirlerse çok faydalı olur” dedi.

HAMİLELER İÇİN OMEGA-3
Hamileler için de Omega-3’ün önemli olduğunu ifade eden Mindan, “Hamilelerin Omega-3 alması gerekir. EPA-DHA oranı 1000 miligram olacak şekilde olması lazım. Aynı şekilde bütün insanların bu omegayı alması lazım. Omega-3’ü balıktan almak istediğiniz zaman vücudu yoracak ağır metalleri de alabilirisiniz. Bu yüzden kapsül olarak almak gerekir” ifadelerini kullandı.
Genel olarak sağlık olmak için ne yapıyorsak bunda da aynısını yapmaya devam edeceğiz diyen Mindan, sözlerini şöyle sürdürdü;
“Doğru beslenmeyle yani, yumurta, kuzu eti, kefir, ev yoğurdu, peynir, ceviz, fındık, badem ve arkadaşları ile zerdeçal, zencefil başta olmak üzere baharatlar ve bol su ile beslendğimiz zaman her zaman sağlıklı olabiliriz. Pandemi olarak kabul edilen koronavirüsün tarihte görülen salgınlardan daha hafif olduğunu söyleyebilirim. Bundan 100 yıl önce dünyayı saran İspanyol gribinde yaklaşık 100 milyon insan hayatını kaybetti. Dünyada aşı geliştirilmesinin sebebi ve korkulan pandemi bu şekilde. Bir yılda 500 bin insan mevsimsel gripten dolayı hayatını kaybediyor. Bundaki gripten 4-5 bin kişi hayatını kaybetti. Pek pandemi sayılmaması gerekiyor bana göre”

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Negibi sosyal içerik paylaşım sitesidir. Tüm hakları saklıdır izinsiz kullanılamaz ya da kopyalanamaz.