Felsefenin Cinsellikle Muhteşem Birleşimi

Felsefe ve cinsellik

Cinsellik insanların yaratılışından beri hayatımızda olan bir kavramdır. Ünlü düşünürlerinde cinsellikle alakalı düşünceleri vardır. Bu düşünceleri özellikle sözlere döken düşünür Platon’dur. Platon cinselliğin dilini kullanan ilk yazarlardan birisidir. Platon’un kullandığı cinsel dil iki kişinin birbirine yakınlaşmasını açıklamaktadır.

Platon’a göre doğa ve ruh birbirine bağlıdır. Ona göre ruhun ve dünyanın ortak bir özelliği vardır ve buna ”logos” ismini vermiştir. Eski Yunan düşünürlerine göre fiziksel dünyanın bir dış yüzeyi vardır. Ancak bunun bir görünebilenleri bir de görünmeyenleri vardır. Bu nedenle Platon akıl dışı eylemlere karşı bir bilgi kuramı bulmayı kendisine görev haline getirmiştir. Platon bu soruna radikal bir çözüm getirmiştir. Getirdiği bu çözüme göre bilginin asıl nesnesi zaman ve maddeyle belirlenmiştir. Ancak bu alanın dışında bilginin izah edilmesi zordur. Onun amacı doğanın araçsallığına son vermek ve ruhu bedenin eserinden kurtarmaktır. Platon hakikate erişmek için temizliğin zenginliğine ulaşmamız gerektiğini düşünmektedir. Bu zenginliğe ulaşmak için ise ruhumuzun gözünü maddeden başka yöne değil aksine temiz bedenin zenginliğine çevirmek gerektiğini söyler. Ancak hepimizde biliyoruz ki ölümcül bir bedende yaşıyoruz. Bu bedenden ruhumuz gerçeğe giden yolu nasıl bulabilir ki?

Platon’a göre cinsellik

Platon diyor ki : ” Ruh eğer Eros tarafından yönlendiriliyorsa bilgiyle karşılaşacaktır. Eğer bir erkek bu algılanan dünyadan hareket eder ve yukarıya giden yolu ve hissettiği sevgiyi doğru kullanıyorsa o zaman hedefine çok yakındır ve ebedi güzelliği görmeye başlayacaktır. ”

Platon’a göre cinsel istek sevgiyi sevgi ise bilgiyi öne çıkaracaktır. Tabi ki her cinsel istek sevgiyi de beraberinde getirmemektedir. Yunan mitolojisine göre ruh Eros tarafından iki yöne zorlanmaktadır. Bu yönlerin birisi akıl diğeri ise tutkudur. Platon’a göre biri pozitif diğeri negatif olan yönler homoseksüel ve heteroseksüel arasındaki ayrımdır. Platon; bedensel üremeye bağlı olan heteroseksüelliğin cinsel istek ve haz fazlalığına ulaşamadığını savunmaktadır.

Platon daha çok düşüncelerinde erkekler arası sevgiye yer vermektedir. Bu düşünceye şu sözleri kanıt olabilir. ” Varlığın zenginliği için anlamı olan Eros homoseksüeldir. ” Platon fiziksel istekleri doğrultusunda hareket eden bir erkeği dört ayaklı bir hayvan ve sadece üreme odaklı bir canlı olarak görmektedir. Bu insanın tek amacının çiftleşmek olduğunu düşünen Platon, aynı sosyal statüde olan yetişkin iki erkeğin birlikteliğini onaylamaktadır. Fakat o dönemlerde kadınlar arasında da cinsel ilişkiler görmezden gelinemezdi. Antik Yunan’da birbirleri ile birliktelik yaşayan kadınları resimlerde de görebiliriz. Platon aşk ve cinsellik üzerine yeni yeni kuramlar oluştururken iki kadının birbirleriyle olan ilişkileri hakkında ise bir yorumda bulunmamıştır. Platon’un aşk yaşamından anladığı sadece homores yaşamın peşinden giden ve tözel akrabalık ilişkileridir. Yani eşcinsel ilişki..

Platon’a göre üremeye yönelik olmayan ilişki cinsel hazzın en yüksek olduğu ilişkidir. Peki Platon bu düşüncelerinde neden kadınlara yer vermemiştir?

Çünkü ona göre; bir kadın lezbiyen olsa bile sadece kadın olduğu için bedensel olarak bir üreme potansiyeline sahiptir. Bunu da Platon bir tehlike olarak görmektedir.

Platon’un cinsellikle alakalı düşünceleri bu şekildeydi. Gelelim Jean-Luc-Nancy’nin düşüncelerine..

Jean-Luc-Nancy

Jean-Luc-Nancy’e göre cinsiyet bir kavrama sahip değildir. Baktığımız zaman gerçekten de cinsellik normları, tabularımızı, bir şeyleri temsil eden aygıtlardan ibarettir. Cinselliğe bağlı olan semboller günümüzde yaygın bir şekilde kullanılmaktadır. Jean-Luc-Nancy de cinsel ilişki üzerine felsefi bir düşünce tarzı getirmiştir.

Cinselliği bir yaşam rejimi olarak düşünebiliriz. Çünkü cinsellik duygusal yoğunlukların alanıdır ancak felsefeye göre duygudan ibaret değildir. Eski Yunan’da cinsellik sadece türün devamını sağlayan bir etkinlik değildir. Felsefeciler bunu bilgi ve hakikatle birleştirmişlerdir. Nancy’de Platon gibi cinsel aşkınlık nasıl sağlanabilir konusuna yönelmiştir. Bildiğimiz gibi Eros Platon’da bir tanrıdır. Onlara göre dinsel enerji cinsel enerjiyi de beraberinde getirmektedir. Cinselliğin de tanrısal ve kutsal bir şey olduğunu düşünürler. Eski Yunanlara göre Eros ” var eder ve iter ”. Bunun nedeni ise üremek değildir. Bunun nedeni doğanın yeniden çeşitlenmesi ve insanın kendi kendisini dönüştürmesidir.

Nancy’e göre içimizde ve dışımızda cinsel güçleri hissederiz. Nancy arzunun tatmin olmakla bitmediğini savunur. Aristoteles der ki : ” Neden insanlar cinsel birliktelik yaşadıktan sonra tekrar birlikte olmak isterler? Oysa hayvanlarda bu şekilde değildir. Hayvanlar çiftleştikten sonra birbirlerinden koparlar. ” İnsan cinselliğinde bir ölçü yoktur aksine ölçüsüzlük vardır.

Freud erkek cinselliğini model olarak almaktadır. Bu nedenle cinsellikten hep gerilim ve boşalma olarak bahsetmektedir. Keyif almanın geçici bir şey olduğunu sırf keyif almak için cinsel ilişkiye girilmeme taraftarıdır. Nancy ise keyif almanın koşulu sevişmek veya sevişmemek değil demiştir. İyi sevişip sevişmemek de değil önemli olan parlamaktır demiştir.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Negibi sosyal içerik paylaşım sitesidir. Tüm hakları saklıdır izinsiz kullanılamaz ya da kopyalanamaz.