Gelin Dünyaca Ünlü Terörist İsrail’i Tanıyalım

Filistin devletine yaptığı zulümlerle hepimizin vicdanına dokunan İsrail’i birlikte tanıyalım. Geçmişten günümüze yaşanan olayları detaylarıyla inceleyelim.

Savaşın Kazananı Olmadı

İsrail ve Filistin arasındaki düşmanlık 1897 yılından bu yana devam ediyor. O dönemlerde savaşın ana sebebi toprak paylaşımı olmasına karşın, günümüzde İsrail devletinin acımasızlığı ve zulüm etme isteği ilk sırada. Yıllardır süren bu anlaşmazlığın kökeni, Akdeniz sahili ve Şeria Nehri arasındaki topraklarda hak iddia etmeleri.

Son 100 yıl boyunca Filistinlilere sömürgecilik başta olmak üzere sürgün, işgal gibi birçok işkence yapılıyor. Filistin uzun yıllar boyunca birçok insanın hayatını kaybetmesine rağmen İsrail’e boyun eğmek zorunda bırakılıyor. İsrail’li Yahudiler için ise yıllar süren bu çatışmanın ardından istedikleri toprakları almanın sevincini yaşasalar da ellerinde masum insanların, en başta masum çocukların kanını taşıyor. Ne ilginç ki aldıkları bu topraklar onlara barış ve güvenlik getirmedi. Bunun sonucunda sınır komşularıyla çoğu zaman ters düştüler ve savaşlarla mücadele etmek zorunda kaldılar.

İngilizler Filistin’e Girdi

Birinci dünya savaşı devam ederken Filistin ve çevresi Osmanlı himayesi altındaydı. Ancak artık otoritesini kaybeden Osmanlı Devleti, İngiltere’nin desteklediği Araplar sebebiyle bölgeden çekilmek zorunda kaldı. Daha sonra ise hakimiyet İngilizlere geçti. Burada bir Yahudi devleti kurulacağı sözü verildi ve 1929-1936 yılları arasında Filistin yüzbinlerce Yahudi göçü aldı. Yıllar boyunca da bu göç devam etti. Filistinliler değişen düzene ve ezilen haklara dayanamayarak 133 Yahudiyi öldürdü. Ardından İngiltere 1937 yılında savaşı bastırmak için takviye gönderene kadar iki taraftan da kanlar dökülmeye devam etti.

Savaş ve düşmanlık yıllar boyunca kesilmeyince bu durum 1947 yılında Birleşmiş Milletler’e taşındı. O zamanlar Yahudiler toplam nüfusun üçte birini oluşturuyor ancak toprakların %3’ünü kullanıyorlardı. Çözüm olarak toprakların %55’i Filistin’e, %45’i ise Yahudilere verildi, Kudüs ise uluslararası bir himaye altında yönetildi.

Felaket Günü: İsrail’in Kuruluşu

15 Mayıs 1948 yılında İsrail devleti resmi olarak kuruldu. Bu devlet 2 bin yıldır kurulan ilk Yahudi devletiydi. Filistin halkı bu günü ‘El Nakba’ yani felaket günü olarak isimlendiriyor. İsrail bugünden itibaren vahşi saldırılarına başlamış bulunmaktaydı. Kendilerine verilen sınır bölgelerine en yakın köylerden başlayarak kadın, erkek ya da çocuk demeden işkence ve katliamlarına başladılar. Bu durum Filistin içerinde hızlıca yayıldı ve kaosa sebep oldu. Yüzbinlerce Filistinli başka ülkelere ya da kuzey bölgelere doğru kaçtı. Zulmü duyan Mısır, Irak, Lübnan, Suriye gibi devletler İsrail’e saldırılar düzenlediler fakat başarısız oldular.

Filistin yıllar boyu ağır acılar yaşadı. Daha sonra Kudüs şehrinde Filistin Kuruluş Örgütü (FKÖ) kuruldu. Ancak Filistinliler diğer devletlerden bağımsız ve kendi haklarını tamamıyla savunacak bir örgüt istiyorlardı. Bu istek aralarından bir liderin, yani Yaser Arafat’ın El Fetih isimli örgütü kurmasına sebep oldu. El Fetih örgütü İsrail’e yaptığı başarılı saldırılarla kısa sürede ün kazandı ve İsrail’e ciddi anlamda zorluk yaşattı.

İsrail ABD’ye Bağımlı Hale Geldi

Vicdandan tamamen uzaklaşan ve gözlerini hırs bürüyen İsrail Suriye ve Mısır ile bir savaşa girdi. Bu savaşlar sonunda topraklarını ikiye katlayan İsrail, intikam için yeniden savaş başlatan bu ülkeleri bir kez daha yendi. Bu başarı için 6 bin insanını kaybeden İsrail ekonomik ve askeri açıdan ABD’ye tamamen bağımlı hale geldi ve ancak toparlanabildi. Daha sonra Arap devletleri İsrail destekçisi olan ülkelere petrol ambargosu uyguladı. Bu karar sonrasında dünyada petrol fiyatları hızla yükseldi ve global bir ekonomik kriz başladı. Bu tarihten sonra yıllar boyunca barış görüşmeleri yapıldı birçok başka devlet sorunu çözmek için çabaladı.

Filistin halkına her fırsatta zulmeden İsrail onlarca anlaşmaya uymayarak halka baskı yapmaya ve insanları öldürmeye devam etti. Kalplerindeki kin asla bitmeyen bu teröristler, modern dönem dediğimiz 2015 yılında bile Gazze’de aralarında 530 çocuğun bulunduğu 2 binden fazla insanı öldürdü, binlercesini yaraladı. Ardından yapılan ateşkese uymayarak katliamına yine devam etti.

Yakın Tarihte İsrail’in Yaptığı Katliamlar

2017 Mescid-i Aksa Olayı: Kudüs kentinde İsrail polisi iki Filistinliyi öldürdü, ardından tepki gösteren insanlardan 4 kişi daha hayatını kaybetti. ABD başkanı Trump İsrail’in başkenti olarak Kudüs’ü tanıdığını belirtti.

14 Mayıs 2018: Trump, Tel Aviv’deki büyükelçiliğini Kudüs’e taşıyacaklarını belirtince yaşanan kaosta 59 protestocu, yani hakkını savunan 59 Filistin vatandaşı İsrail polisi tarafından öldürüldü.

Yaşanan bu olaylar sadece işin katliam kısmıdır. Her gün baskı ve korku altında yaşayan Filistin vatandaşlarının maruz kaldığı bazı kurallar şunlardır:

  • İsrail, Kudüs’te Filistinli çocukların eğitimini engellemek için sebepsiz yere okulları kapatır.
  • İsrail belediyesi Kudüs’te Filistinlilerin yaşadığı mahallelerin çöpleri temizlemez. Ya da İsrail bayrağı asılmayan hiçbir bölgeye hizmet götürmez. Ancak oradaki Filistinliler vergi ödemek zorundadır.
  • Filistinli direnişçiler sokak ortasında hemen öldürülebilir. Kişinin cenazesine el koyarlar ve aile bireyleri göz altına alınır, evleri yerle bir edilir. Yani İsrail’de hakkınızı savunursanız sizin ve ailenizin hayatı tepe takla olur.
  • Bir İsrail polisi Filistinli bir kişiyi yolda yürürken öylece göz altına alabilir, kimse bunu sorgulamaz.
  • İsrail, Filistin’i destekleyen bizlerden hoşlanmaz. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın resimleri ya da Türk bayrakları bulunduruyorsanız 3 ay hapis ve 27 bin dolar para cezası alırsınız.

Son Dakika: Ölü Sayısı 109’a Yükseldi

İsrail daha geçtiğimiz günlerde Kudüs ve Gazze şehirlerinde bir yangın başlatarak Filistin halkını kışkırttı. İsrail’in Müslüman halka yaptığı eziyetler gün geçmiyor ki bitsin, daima bir bahane ile Filistin halkını öldürmeye hazırlar. Gün itibariyle İsrail Savunma Kuvvetleri’ne bağlı hava ve kara birliklerinin Gazze’ye girdiği belirtildi. İsrail’in planladığı operasyon tarihi olarak kuruluş tarihi olan 14 Mayıs’ı seçmesi her şeyi gözler önüne seriyor. Filistin Sağlık Bakanlığı ise İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarında hayatını kaybeden 109 kişiden 28’inin çocuk, 15’inin kadın olduğunu, 621 kişinin de ağır yaralandığını açıkladı.

“Zulme Sessiz Kalan Dilsiz Şeytandır”

Günümüzde biz sıradan insanların yaşanan bu acı olayları durdurmak için elinden bir şeyler gelmese de hepimiz neler yaşandığını görüyoruz. İnsanların eziyet gördüğü ve acı çektiği bu coğrafyaya doğrudan bir yardım edemesek de hepimizin yaptığı küçük dokunuşlar çığ gibi büyüyüp bir etki yaratacaktır. Hz. Muhammed’in bir sözü bu durumu net olarak açıklıyor: “Zulme sessiz kalan dilsiz şeytandır.” Bizler elimizden geleni yapmak adına, aşağıda gördüğünüz markalardan alışveriş yapmayı bırakmalıyız. Elbet hepsi hayatımıza girmiş markalar. Ancak elimizden gelenle bu zulmü durduramıyorsak en azından onları desteklemeyi bırakabiliriz.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Negibi sosyal içerik paylaşım sitesidir. Tüm hakları saklıdır izinsiz kullanılamaz ya da kopyalanamaz.