Hukuk Fakültesinde Mi Okuyorsunuz? O Zaman Sizi Böyle Alalım.

Üniversiteye devam ederken bi anda kendimizi önce bir boşlukta arkasındansa vize ve final dönemlerinde ciddi bir yoğunlukta buluyoruz. Ben Anadolu Üniversitesi Hukuk Fakültesi Mezunuyum ve kendi üniversitem için söylemem gerekirse vize ve final dönemlerinde hayatta kalabilmek için bir ay evvelinden bu yoğun tempoya adapte olunması gerekiyor. Bu adaptasyonu sağlamaya çalışırken ortayı bulmanın çok önemli olduğunu düşünüyorum. Ne tamamen ders çalışma odaklı ne de sadece eğlenme odaklı olunmalı. Her şeyi yerinde yaparak hem fakülteyi zamanında bitirebilir hemde unutulmaz bir öğrencilik hayatı yaşayabilirsiniz.

Hukuk Fakültesi

1- Bulunduğunuz Şehri Ve Çevresini İyi Tanıyın.

Hangi ilde okuyorsunuz? Öncelikle o ilin ve çevresinin olanaklarından faydalanın. Bulunduğunuz yeri sokak sokak bilin her gün başka bir köşesini keşfedin ve sevin. Zamanla ezberleyip sıkılacaksınız (Tabii eğer İstanbul’da değilseniz). Ben Eskişehir de okuyordum. Eskişehir coğrafi olarak çok şanslı bir konumda. İstanbul’a trenle üç Ankara’ya bir saat. Hafta sonuna plan yapmak istediğinizde Eskişehir hızlıca her yere ulaşabileceğiniz bir konumda olduğundan ani planlar için biçilmiş kaftan diyebilirim. Siz nerede olursanız olun şehri ve yakın çevresini ilk iki sene içinde ezberlemiş olun derim.

2- Çok Okuyun.

Bölümün en illet kısmı bu. Zaten her şeyi okumak zorunda kalıyoruz daha ne okuyalım demeyin. Çünkü artık hayatınız okumakla geçecek. Doğru okuyup doğru anlayıp doğru ifade edebilmenizle ölçülü olarak ilerleyecek meslek hayatınız. Bu yüzden okul hayatınız boyunca da mümkün olduğunca çok fazla şey okuyun. Yeri geldiğinde kendinizi geliştirdiğinizi hissettiğiniz yeri geldiğinde sizi dinlendiren düşündüren ne varsa okuyun. Her okuduğunuzun ileriki hayatınıza ciddi katkılar sunacağını unutmayın.

3-Doğru Arkadaş Her Şeydir.

Okula ilk girdiğiniz andan itibaren öncelik yalnız kalmamak olacaktır. Bir arkadaş arayışına girilecektir ve zamanla kendi çevreniz oluşacaktır. Bu çevreyi oluştururken doğru seçimler yapmak çok önemli. Zaman geçtikçe okul içinde herkes birbirinin potansiyelini az çok anlamaya başlayacak ve sınırlarını öğrenecek. Bu süreçte sizde doğru zamanda ihtiyaç olabilecek herkesle arayı iyi tutun. Kan emicilerden uzak durun. Kan emici başlığını bir tık açmak istiyorum. Burada bahsettiğim her durumda sadece sizden bir şey isteyen, mutlu olduğunuz anlarda ortamın enerjisini hızlı düşüren ve en önemli kişinin kendisi olduğunu düşünen insanlar. Böylelerinin hayatınızın en güzel yıllarını zindan etmesine izin vermeyin. Elbette tüm ilişkilerinizi çıkarlar üzerine kurun demiyorum. Ancak sürekli sizin verici olmanızı isteyen ama karşılığında hiçbir katkı alamadığınız tam tersine sizi manevi olarak düşüren insanlardan kaçının.

Onun yerine ufkunuzu açtığını hissettiğiniz, manevi olarak her an yanınızda olacağını bildiğiniz koşulsuz sayıp sevdiğiniz saygın insanlar biriktirin. Üniversiteden geriye baktığınızda girdiğiniz sınavları okuduğunuz dersleri inanın hatırlamayacaksınız. Onun yerine insan ilişkileri gelecek aklınıza. Güldükleriniz, kızdıklarınız, ağladıklarınız gelecek. O yüzden en çok hislerinizin kıymetini bilin.

4- Hızlı Planlar Yapın.

Gençken hemen her şeyi yapmak için hem fiziksel hem mental olarak büyük bir enerji potansiyelimiz var. Bunu doğru yönlendirirseniz ömrünüz boyunca arkadaş ortamında “Ne iyi ettik ya” “İyi ki gitmişiz” gibi konuşmalara konu olacak cinsten anılar biriktirilebilir, küçük bütçelerle büyük serserilikler yapılıp çok eğlenilebilir. Yeterki kenarda hep bi çantanız ve hadi al çantayı gidiyoruz yarın diyecek bi arkadaş grubunuz olsun. Gerisi hep geyik ve gır gırla geçen iki üç gün olacak. Bu söylediğim iki üç gün diye küçümsense de sonrasında yıllarca anlatılacak her sene o zamanlar hatırlanacak ve tüm bu konuşmaların sonunda yüzünüzde kocaman tebessümler bırakacak.

5- Kütüphaneyi Sevelim Koruyalım Mümkünse Yer Kapalım.

Her sınav dönemi zor ve stresli geçer. Bu stresi minimumda tutmanın maalesef biraz üzücü olsa da tek yolu çalışmaktır. Şahsen kütüphane dışında bir yerde çalışmaktan yeterli verimin asla alınamadığına inanıyorum. Çünkü hem aynı anda bir çok insanın derse odaklanmış olması hemde sessizliğiyle bizi çalışmamız gerektiğine ikna eden bir ortamı var kütüphanelerin. Ayrıca çoğu insan orda çalıştığından bir bilgi akışı olacaktır. Bu bilgi akışı sayesinde gözünüzden kaçan ufak detaylara da dikkat edebilir atladıklarınızı daha kolay yakalayabilirsiniz. Kütüphaneler adına tek kötü şey söyleyebilirim o da yer bulma sıkıntıları. Sınav dönemlerinden evvel bomboş olsalarda ihtiyaç olduğu esnada herkes akın ettiği için yer bulma sıkıntısı yaşanabiliyor. Akşamdan çantalar hazırlanıp pandemi sonrası kütüphane geceleri yapılsın o zaman.

6- İmkanınız Varsa Yurtdışına Çıkın.

Yeni yerler görmek yeni insanlar tanımak yurt içi yurt dışı farketmeksizin her zaman çok güzel. Fakat bizlerin yerleşmiş bir kültürü ve ortak bir paydası var her ne olursa olsun. Kendimizden çok ayrı kültürler görmek, görüp öğrendiğimiz her şeye hayretle bakmak ve daha bir sürü farklılığa tanık olmak öğrencilik hayatınız için harika bir deneyim olabilir. Ayrıca yine imkan dahilinde bu seyahat arkadaşlarla gerçekleştiriliyorsa çok çok daha keyifli olacağına eminim. Geri döndüğünüzde anlatacak pek çok şey birikmiş olacak. Ayrıca bu çok gezen mi çok okuyan mı tartışmasında ben her zaman çok gezenin çok bildiği görüşünü desteklerim. Görüp yaşadığınızı unutmanız her zaman daha zordur. Yeni dersler çıkarmak ve kendine yeni bakış açıları katmak adına çok faydalı bir seyahat olacağına eminim.

7-Öğrenci Kulüplerine Katılın

Üniversite size bir eğitim vermek için var burda hemfikiriz. Ancak bir de size yeni bir çevre oluşturmak yeni bakış açıları katmak gibi de bir misyonu olmalı. Çevre oluşturmaktan kasıt sadece 7/24 görüşülen yakın çevre değil. Yeri geldiğinde arayıp fikir alış verişinde bulunabileceğiniz insanlarla da irtibatta kalmalısınız. Bunun da en iyi yollarından biri kendinizi doğru ifade edebileceğiniz ve doğru katkılar alabileceğinizi düşündüğünüz bir öğrenci kulübüne üye olmaktır. İlerki yıllarda ve meslek hayatınızda bir telefonla fikir alabileceğiniz meslektaşlarınız olması sizi her zaman öne geçirir buna inanın.

8- Çok Sevin.

Bu söylediğim size biraz romantik ve klişe gelebilir. Ancak genel anlamda her şeye daha pozitif ve ılımlı olunan bir dönem öğrencilik. Büyük stresler ve sorumluluklar olmadan potansiyelinizi güzel olan her şeye çevirmek için en iyi zaman. Yaş aldıkça gelen güvensizlikten, isteksizlikten uzak… Arkadaşlarınızı, hocalarınızı, öğrenci evinizi, yürüdüğünüz yolları, kitaplarınızı, kütüphanede geçirdiğiniz uzun saatleri, en iyi masayı kapma telaşınızı, yazdığınız uzun notları, yolda gördüğünüz adını bilmediğiniz ama selamlaştığınız insanları, aklınıza gelebilecek her şeyi sevin. Çünkü sevgi korur, ısıtır, iyileştirir. Bu değişmez bir gerçektir. Sevmek size de iyi gelecektir.

Tüm bu söylediklerim tek bir çatı altında toplanıyor aslında. Üniversite yeni bir hayata ilk adım. Ben bunu kendi bölümümden özetleyerek aktarmaya çalıştım sizlere. Ancak nereye giderseniz gidin üniversite size her şeyi vermez. Bazı şeyleri sizin gidip almanız gerekecektir. Korkmayın, çekinmeyin. Bu sizin hayatınız en nihayetinde. İçinde bulunduğunuz dönemse en güzel yıllarınız. Hiçbir şeyin bunu mahvetmesine izin vermeyin. Bu yılları yaşlı gözlerle değil kocaman gülümsemelerle hatırlamak olsun ilk hedefiniz. Doya doya gülün doya doya eğlenin. En güzeli sizin olsun.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Negibi sosyal içerik paylaşım sitesidir. Tüm hakları saklıdır izinsiz kullanılamaz ya da kopyalanamaz.