İtalyan Bilim İnsanlarından Sarkmaya Karşı Biyolojik Lifting Aşısı!

İtalyan bilim insanları tarafından bir damla su ile aylarca yaşayabilen ‘selaginella lepidophylla’ adlı çöl bitkisinde bulunan ‘trehaloz’ maddesi ve hyalüronik asidin kombine kullanılmasıyla ciltte azalan yumuşak dokuyu destekleyen ve nem miktarını artıran ‘biyolojik lifting aşısı’ geliştirildi. Bu aşı yüzdeki 12 noktaya yapılıyor ve dolgu uygulamaları sonrası görülen şişliğin aksine doğal bir etki bırakıyor. Uygulama sonrası nemli, bağ ve yumuşak dokusu kuvvetlenmiş sağlıklı bir cilt elde ediliyor.

Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Uzmanı Op.Dr. Orhan Murat Özdemir, dışarıdan bakıldığında kişinin sağlığının en önemli belirtilerinden birinin cilt olduğunu ifade ederken, bunun en belirgin olarak yüzde kendini gösterdiğini söyledi. Kişinin sağlık göstergesinden birinin cilt rengi ve dokusunda saklı olduğunu söyleyen Özdemir, “Kişinin yüzünün dinamiği, ciltte kas, gözenek yapısı ve yumuşak doku miktarı, hekimlere kişinin yaşantı biçimi ve sağlık durumuna ilişkin ön bilgi verebiliyor” dedi.

HIZLI KİLO ALIP VERMEK YÜZÜN ÇÖKMESİNE NEDEN OLUYOR

Özdemir, yaşlanınca ya da zayıflayınca yüzün çökmesinin nedenlerini; yaşın ilerlemesi, olumsuz çevresel etkenler ve yetersiz bakıma bağlı olarak cilt yapısında meydana gelen deformasyonun artması sonucu olduğunu vurguladı. Burada en önemli faktörlerden birinin ise hızlı kilo alıp vermeye bağlı olarak ciltte yumuşak doku miktarının azalmasıyla kendini gösterdiğine dikkat çekti.

Doktor Özdemir, “Yaşın ilerlemesi ve aşırı zayıflama sonucunda cildin yapısında bulunan ve bağ dokusunun temel hücrelerinden olan kolajen ile fibroblas gibi maddelerde uzama ve azalma gelişiyor. Bunun sonucunda ciltte yumuşak doku miktarı azalıyor ve iskelet yapı daha çok ortaya çıkıyor. Yumuşak doku miktarının azalmasıyla birlikte özellikle yüzde zayıf ve sağlıksız bir görüntü ortaya çıkıyor.”

BİYOLOJİK LİFTİNG İLE “YENİDEN DİRİLİŞ”

Cildin ve dokuların nemli kalmasına yardımcı olan bazı uygulamaların hali hazırda yapıldığını anlatan Özdemir, İtalyan bilim insanları tarafından geliştirilen yeni nesil aşı ile artık çok daha üst düzeyde sonuç alınabildiğini söyledi.
Tıpta göz damlalarında kullanılan “trehaloz” maddesinin de içeriğinde yer aldığı aşı hakkında önemli bilgiler veren Özdemir ““Biyolojik lifting aşısında farklı molekül ağırlıklı hyaluronik asit ve çöl bitkilerinin bir damla su ile aylarca yaşayabilmesini sağlayan ‘trehaloz’ maddesi kombine şekilde bulunuyor. Trehaloz, bir damla su ile aylarca yaşayabilen ve ‘yeniden diriliş’ bitkisi adıyla bilinen ‘selaginella lepidophylla’ adlı çöl bitkisinde bulunuyor ve bitkinin yeşil kalmasını sağlıyor. İnsan vücudunda da bulunan ‘trehaloz’ ve ‘hyaluronik asit’ maddesinin zamanla azalması sonucu cilt yaşlanıyor, yoğunluk ve nem miktarını kaybediyor.”

Biyolojik Lifting aşısının, vücutta eksilen bu maddeleri destekleyerek cilt kalitesini arttırdığını belirten Özdemir, “Uygulama ile cildin yüzeysel anlamda sıkılaşması, gözeneklerin daralması, deride sarkma miktarının azalması, hacimsel olarak daha iyi seviyeye gelmesi sağlanabiliyor” dedi. Ayrıca, aşının ayda bir kez olmak üzere yılda 2 ya da 3 doz uygulanmasının yeterli olacağını söyledi.

SARKMAYA KARŞI 12 NOKTAYA UYGULANIYOR

Uygulama öncesinde enjeksiyondan çekinenler için iğnenin yapılacağı yere uyuşturucu krem sürülebildiğini anlatan Özdemir, uygulamanın yüzün her iki bölümünde 6 olmak üzere toplam 12 noktaya yapıldığına işaret etti.
Aşının yüz dışında boyun, dekolte ve ellerde de uygulanabildiğine dikkat çeken Özdemir, 20 yaş üzerindeki kişilere yapılabildiği ve tespit edilen bir yan etkisinin bulunmadığı söyledi.

UYGULAMA 5-10 DAKİKA ARASINDA SÜRÜYOR

Özdemir, Biyolojik Lifting uygulamasının yaklaşık 5-10 dakika arasında sürdüğünü, enjeksiyon yapılan yerde az miktarda kızarıklık ve şişlik olabildiğini ancak bunun da birkaç saat sonra geçtiğini vurulayarak, “Etki 1-2 gün içinde ortaya çıkıyor” dedi.

Biyolojik Lifting uygulamasının önemli avantajlara sahip olduğunu vurgulayan Özdemir “Öncelikle kolay uygulanabilir ve etkisinin hemen kendini gösteriyor olması hasta için önem taşıyor. Dolgu uygulamaları sonrası yüzde belirgin şiş görüntüsünün yerine doğal bir etki elde ediliyor. Mekanik cerrahiye kıyasla daha az seviyede ama herhangi bir kesi yapılmaksızın sonuç alınabiliyor. Uygulama sonrası nemli, bağ ve yumuşak dokusu kuvvetlenmiş sağlıklı bir cilt elde edilebiliyor.” dedi.

Negibi sosyal içerik paylaşım sitesidir. Tüm hakları saklıdır izinsiz kullanılamaz ya da kopyalanamaz.