Kapitalizm Nedir?

Kapitalizm, özel sektöre ve özel teşebbüse dayanan bir ekonomik sistemdir. Yani özel sektörün canlandırılmasını amaçlayan ve piyasada yüksek oranda özel sektöre yer veren bir uygulamadır. Ne kadar doğrudur? Ne kadar uygulanıyor bilinmez. Burada ekonomik aktivitelerin bir kısmı özel sektör tarafından kar amacı güden kuruluşlarca yerine getirilir.

Kapitalizm de ekonominin yine bir kısmı kamuya ait olabilir. Bunlar daha çok zorunlu olan adalet, güvenlik, sağlık, eğitim konuları gibi bazı konularda devlet işleri kendi eliyle yürütebilir. Kapitalizm kar amacı güden bireyler ve özel teşebbüsler yani firmalar arasında olur. 1800’lü yıllarda özel teşebbüse yani piyasayı bireylerin kendi hallerine bırakmak çok popüler olmuştur. Piyasaların devletten daha çok özel kişilerde olması. Tabi bunun sonucunda karşımıza çıkan bir tanım daha var özgürlükçü ekonomi (Liberalizm).

İktisatçılar Ne Diyor

Ekonominin serbest bırakılmasına bağlı olarak yine 1700-1800 yıllarında Klasik iktisatçılar tarafından ortaya atılan bir söz vardır. ‘Bırakınız yapsınlar, bırakınız geçsinler.’ Kapitalizmin ileri gelenlerinden klasik iktisadın babası olarak bilinen Adam Smith’ in Milletlerin Zenginliği adlı eserinde bu durumdan çokça bahsedilmektedir. Yani ekonominin kar amacı olan girişimcilere ve özel teşebbüslere bırakılmasından bahsetmiştir. Ona göre bireyler pazarda serbestçe hareket edebileceklerdi. Bireyler piyasada olursa birbirlerinden daha fazla ürün satabilmek için daha fazla kar elde edebilmek için daha kaliteli mal ve hizmet üretebileceğinden bahsetmiştir. Bu durumda devlet müdahalesine gerek kalmaz ve ekonomi kendiliğinden dengeye gelir. Modern dünya da 3 çeşit kapitalizmden bahsedilebilir.

Teşebbüs kapitalizmi, sosyal kapitalizm ve kolektif kapitalizmdir. Teşebbüs kapitalizmi, daha çok saf kapitalizm olarak gelişmeye yeni başlayan ülkelerde görülür. Daha çok Anglo-Amerikan ülkelerinde görülür.  Sosyal kapitalizm ise Almanya’da doğmuştur. Teşebbüs kapitalizmine göre daha esnektir. Devletin ekonomiye müdahalesi bazen faydalı olabilir. Bu kapitalizm topluma dayalıdır yani bu pazardaki rekabet, toplumun birliği ve dayanışması için gerekli olan ihtiyaçların kaynaştırılmasıdır. Son olarak kolektif kapitalizmin ana vatanı ise 2. Dünya Savaşı sonrası Japonya’dır. Bu model iş birliğine dayalı uzun dönem ilişkilere vurgu yapar. Ekonomiyi cansız bir fiyat mekanizmasına değil daha aktif olan piyasa mekanizmasına bırakmak gerektiğini savunur. Bu tür de yatırımları uzun dönemde yapabilme ve daha fazla kar sağlayabilme olasılığı vardır.

Sonuç olarak kapitalizm, her ne kadar iyi olarak görülse de 1929 buhranı bunun tam olarak sağlam bir ekonomik yapı oluşturmadığını gözler önüne sermektedir. 1929 ekonomik krizinin temel sebebi o dönem de ve daha önceki dönemlerde ekonominin büyük kısmının özel sektörde olmasıydı. Bu nedenle özel sektör üreticileri topluma faydalı olmak yerine kendi çıkarlarını karlarını maksimize etmeyi amaçlamışlardır. Bu sebepten o dönemden sonra özel teşebbüsler devlet kontrolü altında olmuşlardır ve günümüze kadar böyle gelmişlerdir. Kapitalizm deyince günümüzde batılı ülkeler akla gelmektedir.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Negibi sosyal içerik paylaşım sitesidir. Tüm hakları saklıdır izinsiz kullanılamaz ya da kopyalanamaz.