Keşfedilmeyi Bekleyen Okyanusları Neden Keşfedemiyoruz?

Büyük Okyanus, Atlas Okyanusu, Hint Okyanusu olarak dünyada 3 okyanus bulunmaktadır, ancak son zamanlarda Antartika kıtasının çevresindeki Güney okyanusu ve Kuzey buz denizi olarak bildiğimiz Arktik okyanus da okyanus olarak tanımlanmaktadır, bu geceleri atmosferi ısıtan büyük su kütleleri dünyanın %71’ini oluştururlar. Dünyadaki yaşamın yaklaşık %99’u suda bulunmaktadır.

 

Gezegenimizde bu oranda önemli olan okyanuslar hakkında bilmediklerimiz neler, neden hala keşfedilemedi?

Okyanus derinliklerinde bulunan binlerce keşfedilmemiş canlı tür olabilir; bitkiler, hayvanlar ve ortamlar.

Okyanusta yaşadığını bildiğimiz tek devasa canlı mavi balinadır. Bunu bilebilmemizin nedeni ise balinaların nefes alabilmek için su yüzüne yakın yüzmeleridir.

Teknoloji ve Merak Eksikliği

1997’de okyanus uzmanları derin frekanslı fakat açıklanamayan bir ses algıladılar. Bazıları bu sesin derinlerdeki devasa canlıdan çıktığını düşündü. Güney Amerika kıtası yakınlarından gelen ses 5000 km uzaktan duyulabilmişti. Ayrıca bu sesin canlı organizmaların seslerine benzediği de tespit edilmişti. Ancak mavi balina dahi bu kadar ses çıkartamazdı. Sesin kaynağının büyük bir canlıdan gelmesi gerekiyordu. Diğer yandan büyük bir çoğunluk bunun spekülasyon olduğunun ve buz kütlesi kırılması sesi olduğunun savunucusuydu. Sesin nedeni bulunamadı.

İnsanların okyanus keşfini yapamamasının nedeni devasa deniz canlıları değil elbette; Teknoloji eksikliği ve tabii ki merak eksikliği.

En Büyük Engel Uzay

Denizbilimciler okyanusların araştırılmamasındaki en büyük engelin uzay olduğunu savunuyorlar.

İnsan göremediği denizin dibini değil de gökyüzüne bakıp görebildiği yıldızları daha çok merak eder.

Öyle ki satürnün uydusu Enceladus üzerinde bir okyanus olduğunu bile biliyoruz, ilerleyen yıllarda Nasa uzay aracı yollayıp buzaltındaki bu okyanustan örnek toplamayı bile planlıyor. Hatta ay ve mars yüzeyinin %100ünü ve bize en yakın gezegenlerden olan venüsün %98ini haritalandırdık. Ancak kendi deniz tabanımızın ancak %5ini haritalandırabildik.

Nasa diğer gezegenleri haritalandırmak için radyo dalgalarını kullanıyor okyanusta kalın bir su katmanı olduğu için radyo dalgaları işlevsiz kalıyor.

Sonar teknolojisi ile haritalandırılabilir fakat çok yavaş bir sistem olduğu için uzun zaman alacaktır. Klasik sonar sistemi kullanmak  yerine yeni sonar sitemi kullanarak çözülebilir. 2014’te okyanusta kaybolan Malezya hava yollarının 370 sefer sayılı uçağını bulmak için yeni bir sonar sistemi kullanılmıştı. Bir kaç hafta sonra bilim insanları uçağı bulmayı hedeflerken yanlışlıkla okyanus tabanında aktif volkanları, derin hendekleri ve onlarca diğer jeolojik özellikleri keşfetmişti.

Nasa’ya Göre Bütçe Çok Çok Az

Okyanusları keşfedebilmek için bir maddi birikim maalesef ki yok. Ulusal okyanus ve atmosfer idaresi gibi okyanus dairelerinin de okyanusları keşfetmek için yeterli kaynağı yok. Nasa’ya göre bütçeleri çok çok az.

New Hampshire Üniversitesi’nden Larry Mary’e göre denizin sonar haritasını çıkarmak için 1.5 milyar dolar yeterli olabilir fakat buna karşın Nasa’nın Marsa yaptığı tek görevde kullandığı bütçe yaklaşık 3 milyar dolar civarında.

Devletler Araştırmada İstekli Değil

Devletler okyanusları araştırmakta pek istekli değil bu yüzden bütçenin elde edilmesi imkansız duruyor. Zaten şu ana kadar çıkartılan su altı haritaları da sondaj yapan özel şirketler tarafından çıkartıldı. Bu tür sondaj çalışmaları ise okyanustaki ekosistem için felakete neden olabilecek kadar tehlikeli.

Okyanusların keşfedilmesini savunan kişiler bunun bize uzaydan daha fazla yarar sağlayacağını savunuyorlar. Güneş sisteminde bir uzaylı yaşamı bulsak bile gitmemiz ve incelememiz yüzyıllarımızı alabilir.

Araştırma alanı yakın olan daha küçük ve yönetilebilir olan denizlerde ise insanlığın kaderini değiştirecek keşifler yapma ihtimalimiz daha yüksek. Çünkü bize en yakın gök cismi 384.000 km uzaktayken dünya okyanuslarının en derin noktası ise 11 km uzaklıkta.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Negibi sosyal içerik paylaşım sitesidir. Tüm hakları saklıdır izinsiz kullanılamaz ya da kopyalanamaz.