Kendi kıyametimizi yaşıyoruz; Son günlerde herkes bakıyor yaşananlar kıyamet alameti mi? Aslında hem öyle hem değil inan bir millet olarak korkularımızla yüzleşmek bizi üzüyor. Birçok insan ölüyor doğal felaketler hastalıklar her şeyin üst üste geldiği felaket dönemi içerisindeyiz.

Savaşlar, zulümler, seller, hayvanların katledilmesi Dünya’nın bizi üstünden atma çabası gibi gözükmüyor mu? İnsanlar doğal kıyametleri bırakıp birde kendileri kıyamet yaratmaya çalışıyor ve sürekli birbirlerine savaş açarak Dünya’yı paylaşamama konusunda birbirlerine girip insan katli yapmaya devam etmektedirler.

Şuan içinde bulunduğumuz günlerde her gün kıyameti yaşıyoruz. Sadece ülkemiz değil Dünya’nın kıyameti. Eski tarihlere biraz göz gezdirdiğimizde bu tarz olayların defalarca gerçekleştiğini göre biliriz. Salgın hastalıklar yüzünden ülke nüfuslarının hatta Dünya nüfusunun yarıya düştüğü büyük yıkımların yaşadığı olmuştur. İnsanların diri diri gömüldüğü savunmasız canlılara zulümler yapıldığı. Savaşlar yasaklar her şey. Hani biz filmleri izledik ama asla ders almadık iyileşmedi hep bir kötüleşme yolunu seçip döngü halinde yaşamaya devam ediyoruz.

Depremleri yaşadık yıllarca kayıplar verdik ama asla sağlam binalar inşa etmedik sonradan onlara yardım etmek daha mı mantıklı geldi anlayamadım. Sonra duruma müdahale etmek hoşumuza gidiyor galiba. Aslında kıyamet kopuyor her gün bir kurtarıcı bekliyoruz kendimiz kurtarabilecekken Dünya bir kurtarıcı için dua ediyor. Ne yapıyorum peki hiç insanların çoğu bu hiçlikle boğuşuyor.

Dünya kıyamet günü beklerken o etkisini gösteriyor herkesin bir elden düzelmesi gerek yıllar önce yaşanan felaketlerin ölümlerin tükenişlerin yaşanmaması için. Hepimiz gelecek için su damlası olmak zorundayız. Bu yüzden kendinizi kurtarmak için önce kendini düzenle doğaya sahip çık deprem için önlemler al hayvanları koru sen başlarsan herkes başlar kıyamet kopmadan sen topla çevreni. Kendi kapının önünü süpürse her şey başlar bence.