Nedir Bu Aşk?

Son güncelleme:

Yüzyıllardır dile getirilen, imparatorlukları birbirine düşüren, dostları düşman eden, kardeş katili yapan ve ne olduğu asla açıklanamayan ama herkesin de yaşamak için can attığı, yaşarken de tam anlayamadığı bu duygu silsilesi nedir?

Aşk’ın tanımı herkes için bambaşkadır. Aşk birine duyulan en değerli sevgidir, var oluş ve yok oluş arasındaki ince çizgidir. Peki ya birine aşık olmak? Bunu sonun başlangıcı olarak kabul edebiliriz.. İçimzdeki arzuların dışa vurumudur, asla yapmam dediğin ne varsa sana hepsini yaptırır hatta öyle bir noktaya getirir ki seni bulutların üstündeyim sanarken aslında yere çakıldığını fark etmezsin. Gözün sadece aşık olduğun kişiyi görür, kim ne derse desin ona inanır, onun yanında olmak istersin.. Kalbin onu her gördüğünde ilk günkü gibi atar, elin ayağına dolaşır, terlemeye başlarsın. Başını nedensizce döndürürken bir şekilde seni kendine çeker, aslında seni ona hapseder.

Yastığa başını koyduğunda hemen uyuyamazsın, aklına gelir, onu düşünüp onunla geçirdiğin mutlu anları tekrar tekrar kafanda canlandırırsın. Onu düşünmeden aslında bir anın bile geçmez. O mutlu olsun diye herşeyi yapmaya hazırsın, peki senin bu hissettiğin gerçek aşk mı, sen gerçekten aşık mısın? Eğer aşk bu kadar büyükse vazgeçilmezse neden uğruna herşeyi yapabileceğimiz, aşık olduğumuz insandan zamanı gelince vazgeçebiliyoruz? Halbuki hiç ayrılmayacaktık, her daim hayatımızda iyilikler olacaktı, verilen sözler tutulacaktı..

Ya da başka birini görüp aynı duyguları ona hissedebilmemiz? O zaman aşk kalıcı değil mi, kişiden kişiye göre mi değişir? Belkide kafamızda hayal ettiğimiz ruhları, kişilikleri bedenlere yerleştiriyoruz ve bunun adına aşk diyoruz. Bir çıkar güdüyoruz, öyle olması gerektiğine inanıyoruz. Karşı tarafın sırtına taşıyamayacağı yükler bindiriyoruz ve ondan bunları yapmasını istiyoruz. Gerçekleşmediği zaman hayal kırıklığına uğramamızın sebebide bu aslında. En kötüsüde bunlara inanıp öyle yaşıyoruz  duygularımızı. Aşk çıkarcıdır diyebilir miyiz ya da gerçekleşmesini isteyip ama asla gerçekleşmeyen bir hayaldir.. 

Aşk kötü bir duygu mudur, belkide bağımlılık ya da alışkanlık? Sende bilmiyorsun cevabını, kendi kendine düşünüp anlamaya çalışıyorsun aslında “aşk” ın ne olduğunu. Bu kadar iyi hissettiren şeyin bir anda nasıl böyle acımasız olduğunu, seni kendinden uzaklaştırıken tüm enerjini boşalttığını, yaşadıklarına ya da yaşamayı düşündüklerine göre yorumlamaya çalışıyorsun. Kimine daha önce yaşamadığı duyguları tattıran, tam buldum derken kaybettiren, kendinden vazgeçmesini sağlayan, tekrar hayata bağlayan “aşk” herkese göre değişiyor.

Yaşadıklarımıza göre iyi ve ya kötü yorumluyoruz. Kötü yaşadıklarımızdan dolayı kötü yorumlamamıza aşk bir ihtiyaçtan doğuyor diyebilir miyiz? Bir eksiklik duygusu, sevme ve sevilme açlığı.. Peki ya gerçekten aşk yoksa ve sadece insanlar duygu değişimlerini, iyi hissetmesini ve ya kötü hissetmesini elle tutulamayan bir şeye yüklemeye çalışıp buna da aşk diyorsa? Bu da haksızlık sayılmaz mı ya da haklı mı bunda? Tutunacak bir dal araması, zincirlerini kırmak istemesi, içindeki sevgi boşluğunu doldurmak istemesi kötü mü? 

Senin varlığınla bende buradayım diyor.. Heyecanla beraber üzüntüsnün, sevgiyle beraber pişmanlığın, mutlulukla beraber acının olduğu, kimsenin aslında tam olarak ifade edemediği ya da anlayamadığı bu aşkla ilgili bildiğimiz tek bir şey var ise o da ne aşksız olmayacağı ne de aşkla olunacağı..

Sizce aşk nedir?

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Negibi sosyal içerik paylaşım sitesidir. Tüm hakları saklıdır izinsiz kullanılamaz ya da kopyalanamaz.