Ozan Güven’den Şiddet Gördüğünü İddia Eden Sevgilisi Deniz Bulutsuz’un İfadesi Ortaya Çıktı!

Deniz Bulutsuz, avukatı Mustafa Kurtuluş aracılığıyla İstanbul Cumhuriyet Savcılığına Ozan Güven hakkında ‘kasten öldürmeye teşebbüs’, ‘hürriyetten yoksun bırakma’ ve ‘hakaret’ suçlarından şikayette bulundu.

 

Sözcü’deki habere göre;

Deniz Bulutsuz darp raporu alarak şikayette bulundu ve ifadesi şu şekilde belirtildi:

“Olay günü bana söylediği ağır sözlerinin ardından Ozan’ın evine gittik. Ozan alkol aldığından fütursuz ne dediğini bilmeyen bir hal alır. Bu söze bozulduğumu söylememin ardından alkolün etkisiyle bağırıp çağırmaya başladı.

Evden kaçmaya çalıştım. Evin üst katındaki merdivenlerden inerken saçımdan beni yakalayarak kafamı duvara vurdu. Çarpmanın etkisiyle merdivenlerden düştüm. Bacağım ve kalça kısmım dahil olmak üzere çok bölgeden yaralandım.

Ozan pek çok eşyayı kırmıştı. Bu sırada yerde bulunan kırılmış cam parçalarından da hem ben hem Ozan yaralandı. Elimde su şişesi ile beklerken “Bana biraz su ver” dedim. Elindeki suyu kafamdan aşağıya dökerek, ‘al sana su’ dedi.

Evden çıkmama izin vermeyerek ‘Hiç bir yere gidemezsin. Burada kalacaksın, sen bunu hak ediyorsun. Seni öldüreceğim’ dedi. Cep telefonumu elimden alarak cebine koydu. Beni evde alıkoyduğu için çok büyük uğraşlarla ayakkabılarım olmadan evden çıktım. Şoförü beni araca alarak dolaştırdı. Bir benzinliğe uğrayarak su ve kolonya aldı. Evin yan sokağına giderek, ben araçta beklerken şoförü eşyalarımı aldı. Sonra da beni arkadaşımın evine bıraktı.”

 

Ozan Güven’in ise karşı savunmasında açıkladıklarından şöyle bahsedildi:

”Kız arkadaşımla 12 Haziran’da bir restoranda yemek yedikten sonra Ramazan isimli arkadaşımın evine gittik. Sohbet ederken Deniz, ‘Ben Ozan’la görüşmeye başladığımda erkek arkadaşımdan fiilen ayrılmamıştım. Çok güzel bir ilişkimiz vardı…’ dedi. Ben de bunun üzerine ‘Bunları anlatmaya ne gerek var Deniz. Nasıl seviştiğinizi de anlat bari…’ dedim. Bu esnada Deniz ve ben birer kadeh içki içiyorduk.

iddia ettiği gibi bir kelime kullanmadım. Sadece bunları söyledim. Daha sonra Deniz ve beni, şoförüm evime bıraktı. Şoförüm eve girmeden ayrıldı.

Eve gittik. Yatakta oturduk, konuştuk. Deniz bana, ‘ayrılmak istiyorsun’ dedi. Ben de ayrılmak istediğimi söyleyince ‘Eğer ayrılırsan seni rezil ederim’ dedi. Tartışmamız ilerledi. Ben yorganı çekerken Deniz de eliyle ittirdiği için komodinin üzerinde duran abajur yere düştü. Kırılmadı, sadece şapkası ayrıldı. Sapı Deniz’in elinde kaldı.

Deniz’in elindeki sapı tutarak, ‘Ver ne yapıyorsun’ dedim. Deniz bana ‘Vuruyorsun’ dedi. Abajurun sapını çekiştirirken Deniz’in çenesine çarptı. Çenesine yara bandı yapıştırdım. Bana “Seni Türkiye’ye rezil edeceğim, ‘kadın döven adam diye söyleyeceğim’ dedi.

Bana vurmaya başladı. Ellerini tuttum, yüzümden yaralandım. Şoförümü aradım Deniz’i götürmesini istedim. Öldürmekle tehdit ederek gitmesine engel olmadım. Kasten darp etmedim, sinkaflı sözler söylemedim. Telefonunu gasp etmedim. 13 haziranda Deniz, Whatsapp’tan bir grup kurarak arkadaşlarımı eklemiş ve darp edildiğine ilişkin fotoğrafları paylaşmış. Bir gün sonra ise ben ateşim çıktığı için hastaneye gittiğimde doktor darp izlerini görünce darp raporu tuttu. Amacım darp raporu almak değildi.”