Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’dan Gündemle Alakalı Açıklamalar!

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Kurban Bayramı, okulların açılış tarihi, ikinci dalga ve gündemdeki konular hakkında açıklamalarda bulundu.

OKULLARIN AÇILIŞI

”Okullar 31 Ağustos’ta açılacak, eğitimin nasıl olacağı bir iki hafta içerisinde netleşecek. İller bazında vaka sayısı yükselişi varsa o illerde farklı yöntemler devreye girebilir. Bu eğitimin uzaktan eğitim şeklinde mi, bölgesel olarak farklı şekilde mi, bununla ilgili bir iki hafta içerisinde açıklama daha net yapılmış olur. Örneğin bir sınıfta bir öğrencinin pozitif olduğunu düşünün. O okulda nasıl tedbirler alınacak, temas ettiği çocuklarla ilgili neler yapılmalı, karantina veya izolasyon kimlere uygulanmalı, kimlere test yapılmalı? Ateş ölçüm gibi tedbirler de detaylandırılıyor. Bununla ilgili açıklama yapılacak.”

İşte Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın açıklamalarından kesitler;

  • Ramazan bayramını gönlümüzce idrak edememiştik, 24-25-26 Mayıs tarihlerine denk gelen bayram salgında tedbirlerin en sıkı tutulduğu zamanda ve buruk geçti. Sokağa çıkma kısıtlaması akrabalarımızla, arkadaşlarımızla, sevdiklerimizle bir araya gelmemize engel oldu.

 

  • Gelenek ve göreneklerimizle bayramı daha da zenginleştiriyoruz. Kurban Bayramının ruhuna uygun olan bayramı sosyal dayanışma içerisinde geçirmemizdir. Kabul edersinizdir ki bunun bir anlamı da ahstalığa karşı dayanışma içinde olmaktır. Kurban Bayramı sırasında koronavirüs konusunda risk alırsak, kendimizi ve başkalarını korumak için gerekli dikkati göstermezsek bu bizlere ağır bir vebal yükler.

 

  • Dikkat etmemiz gereken hususları 3 grupta toplayacağım. Halen devam eden kurbanlık alımı ve kurban kesimiyle ilgili tedbirler; Kurban alımları belediyeler tarafından denetlenen yerlerden yapılmalı, hayvan alımı alanlarında kısa kalınmalı, el sıkışma usulüyle pazarlık yapılmamalı, 65 yaş üstü ve kronik hastalığı olan kişiler hayvan satış ve kesim alanlarında bulunmamalı, kurbanlar belediyelerin belirlediği yerlerde kesilmelidir, kesim işin ehli tarafından mümkün olan en az katılım tarafından yapılmalıdır. Maske, mesafe , hijyen kurallarına her aşamada uyulmalıdır.

 

  • Bayramın ilk günü Cuma gününe denk gelmektedir. İki namaz cemaatle kılınacak, cemaatle kılınacak bu namazlarda şu tedbirlere uyulmalıdır. Abdeste namaz öncesine bırakılmamalı, camii şadırvanına bırakılmamalı, abdest evde alınmalı. Bayram ve cuma namazına herkes kendi seccadesiyle gitmelidir. Secde sırasında halı ve seccadelere kolayca bulaşabilir, virüs bir süre ortamda canlı kalmaktadır. Maske ve sosyal mesafe kuralı tüm bayram boyunca geçerli, kritik kuraldır. Saflar sıklaştırılmamalı, seyrek tutulmalıdır.

 

  • Vaaz ve namaz süreleri Diyanet İşleri Başkanlığımızın belirttiği üzere kısa tutulmalı.

 

  • Namaz sonunda cemaat en arka saftan başlayarak düzenli şekilde dağılmalı.

 

  • 65 yaş ve üstü büyüklerimizle, kronik hastalığı olanlar, sağlık şartları bu vecibeyi üzerinden alıyorsa bayram namazına gitmesin. Mezar ziyaretleri arefe ve bayram sonrasına ertelenmelidir. Bu bayramda makbul olan ziyaret yüz yüze ziyaret değildir. Bayramlaşmalar telefonla yapılmalıdır. Ziyaretler yüz yüze gerçekleşecekse, kişi sayısı az, ziyaret süresi kısa tutulmalıdır.

 

  • Başka aile ve konukların bir araya geldiği kurban yemekleri verilmemelidir. Yoksullara ve komşulara kurban eti dağıtımında çok dikkatli olunmalıdır.

 

  • Bayram günlerinde bir araya gelmek zaruriyse açık ortamlar tercih edilmelidir. Evinizin bahçesindeki buluşma evdeki buluşmadan daha güvenlidir.

 

  • Eve ziyaretçi alınmışsa ev havalandırılmalı, hasta ziyaretlerinden uzak durulmalıdır. El öpmeyi, el öptürmeyi, tokalaşmayı, sarılıp öpüşmeyi gelecek bayramlara erteleyeceğiz.

 

  • Kurban Bayramında kısıtlama hiç konuşulmamıştır.  Ramazan bayramında ise uygulanan kısıtlamalar nedeniyle 10 gün sonra günlük vaka sayılarında %15 azalma olmuştur.
    Tedbirlerin başarıları ortadadır. Şimdi maske mecburiyeti olmakla birlikte, sonuç veren kısıtları koyacak olan sizlersiniz.

 

  • Gerilersek toparlaması büyük çaba dikkat istiyor. Yeni vaka sayılarımızı 11 Haziran’da da 14 Temmuz’da tekrar 1000’in altına çekmemiz 33 günümüzü almıştır.

 

  • Ülkemizin herhangi bir şehrinde tehdit edici şekilde vaka artışı , okulunu özleyen çocuğumuz için endişe kaynağıdır.

 

  • Eylül’de ikinci dalga başlangıcı ise ekonomiler açısından büyük risktir.

 

  • Dünyada önümüzdeki dönemde ikinci dalga beklentisinin olduğunu hepimiz görüyoruz. Özellikle de infiluenza’nın devreye girmesiyle koronayla karıştırılması ve üst üste gelmesiyle farklı daha etkili , yoğun bakım hastane yükü, vefat edenlerin artışıyla sonuçlanabilecek bir beklenti içerisinde olunduğunu biliyoruz. Burada özellikle ben konuşmamın içeriğinde de bahsettim. Şu günlerde bu döneme daha iyi bir geçiş yapmamız gerekiyor. Bu günleri bizim çok iyi değerlendirmemiz, olabildiğince bu salgını ve yayılımı önleme çabası içinde olmalıyız. Her zaman söylediğimiz, hayatın devam ettiğini, kontrollü sosyal hayat dediğimiz, ve sadece mesafe, maske, hijyen ile orantılı kuralları olan bu kuralları yerine getirdiğimizde sonuç alabileceğimiz bir tedbirden bahsediyoruz. 83 milyondan isteğimiz bu dönemin bittiğine inanmayalım. Risklerin devam ettiğinden emin olalım. Her gün açıklanan rakamlarda görüyorsunuz, yoğun bakım, ağır hastaların artığını görüyoruz. Vefat sayıları düşüyor olsa da, sağlık alt yapımızın güçlülüğüyle, evet vefat oranlarımızın dünyaya göre düştüğünü biliyoruz. Hastaneye yatan, yoğun bakıma giren hastalarımızda artış olduğunu görüyoruz. Riskin geçmediğini, kuralların mutlak uyulması gerektiğini söylüyoruz. Kurban Bayramı bu konuda çok önemli. Ramazan’da olduğu gibi gönüllü tedbirlerin devreye girdiği ve sonuç aldığımız bir bayram olmasını temenni ediyoruz. Türkiye’nin ikinci dalga içinde olduğunu söyleyemeyiz. Birinci dalganın etkisi hala devam ediyor. İzmir, İstanbul gibi illerde pik tamamlandı, Orta anadolu, Doğu ve Güneydoğu’da pik’in yeni başladığını ve arttığını görüyoruz.