Türkiye’de Köpeklerimizi Gerçekten Koruyabiliyor Muyuz?

Kötü muameleyi ve acımasız insanlık dışı itlaf uygulamalarını sona erdirerek köpekler için daha iyi yaşamlar yaratmak için hükümetlerin ve toplulukların dünya çapında hareket etmesi gerekmektedir. Ülkemizde her geçen gün gördüğümüz, haberlerde izlediğimiz ve gittikçe artan köpeklere zulüm ve işkence videoları hepimizin sabrını taşırmıştır. Bu işkenceyi yapanların ise oldukça hafif cezalar alması ise insanlığımızı sorgulatmaktadır.

Daha güvenli bir dünyanın tadını çıkarmak için gece gündüz çalışan köpekler bizi korumasaydı neler olurdu?

Hayvanları Koruma Kanunu’nun (2004) 14 (a) Maddesindeki genel zulümle mücadele hükmü evcil hayvan kategorisi için geçerlidir. Ayrıca, Madde 14 (c) ve (d), hayvan bakımı konusunda eğitim almamış kişilere veya 16 yaşından küçüklere evcil hayvan satışını yasaklamaktadır. Fakat bunun denetiminin sıklığı konusunda soru işaretleri bulunmaktadır. Cins köpeklerin satışı, günümüzde ticarete dökülmüştür. Para kazanma kaygısı, hayvanların güvenliğini ve haklarını hiçe saymaktadır.

Köpekler bizi eski zamanlardan beri koruyor ve ilişkilerimiz daha da güçleniyor.

Madde 8, evcil bir evcil hayvanın görünüşünün tıbbi olmayan amaçlarla cerrahi olarak değiştirilmesini yasaklamaktadır. Lakin para kazanma arzusu ile köpeklerin gözlerinin renginin değiştirilmesi, genleri ile oynanması gibi birçok insanlık dışı zulümlerin yapıldığını çıkan haberlerde görüyoruz. Ayrıca ev hayvanının dış görünüşünü değiştirmeye yönelik, tedavi edici olmayan müdahaleler, cerrahi müdahale yapılması da yasaktır. Ne yazık ki hayvanlara karşı bu yazılanlar yapılmakta, caydırıcılık konusunda daha fazla düzenlemelerin olması gerekmektedir.

Kötü muameleyi ve acımasız insanlık dışı itlaf uygulamalarını sona erdirerek köpekler için daha iyi yaşamlar yaratmak için hükümetlerin ve toplulukların dünya çapında hareket etmesi gerekmektedir.

Köpekler Bizi Her Zaman Güvende Tutmuştur

Daha güvenli bir dünyanın tadını çıkarmak için gece gündüz çalışan köpekler bizi korumasaydı neler olurdu? Siz bu yazıyı okurken havaalanında bagaj koklayan, sınırlarımızda kaçak uyuşturucu ve patlayıcı koklayan, tehlikeli suçluları takip eden ve savaşlarda askerlerle birlikte savaşan köpekler var.

Köpekler, savaşlarda nöbetçi, izci veya devriye köpekleri, muhafızlar ve hatta haberciler olarak görev yaptı.

Köpekler bizi eski zamanlardan beri koruyor ve ilişkilerimiz daha da güçleniyor. Belki de, sadık ve yetenekli köpeklerin korunmasının yerini hiçbir şeyin tutamayacağını anlamaya başladık. Teknolojimiz zararlı maddeleri tespit etmek için ne kadar şaşırtıcı ve hassas olursa olsun, inanılmaz koku alma duyusuna sahip özel olarak eğitilmiş bir köpek daha hızlı ve daha doğru olabilir.

II.Dünya Savaşı’nda 10.000’den fazla köpek eğitildi.

Askeri stratejiler, savunmalar ve ekipmanlar ne kadar harika olursa olsun, askerleri tehlikeye karşı uyaran ve morali artıran bir köpeğin yerini hiçbir şey tutamaz. Köpekler, savaşlarda nöbetçi, izci veya devriye köpekleri, muhafızlar ve hatta haberciler olarak görev yaptı. II.Dünya Savaşı’nda 10.000’den fazla köpek eğitildi. Onların inanılmaz işitme ve koku duyuları, birçok birimi sürpriz pusulardan kurtardı çünkü göreve bağlı bekçi köpeklerine gizlice yaklaşmak zordu. Haberci köpekler, bir bakıcıdan diğerine geçerken saklanmak üzere eğitilmiş, sessizce bilgi taşıyorlardı.

Köpeklere yapılan işkencenin ve zulmün bir an önce önüne geçilmesi gerekmektedir.

Hayvanları Korumak

Hayvan hakları yasası her ülkede düzenlenmemiştir ve bu yasasızlık büyük bir sorundur. Birçok ülke, hayvanları korumak için yasa oluşturmuştur. Bazı yasa örneklerine bakalım:

  • Hayvan Refahı Yasası: 1966 yılında kanun haline imzalanan Hayvan Refahı Yasası (AWA) birincil federal hayvan koruma yasasıdır. Amerika Birleşik Devletleri’nde, hayvan koruma yasalarından biridir. AWA, esas olarak hayvanat bahçelerinde tutulan ve laboratuvarlarda kullanılan hayvanları ve ayrıca köpek değirmenlerinde olduğu gibi ticari olarak yetiştirilen ve satılan hayvanları içerir.
Hayvanları, yasalarla en ayrıntılı bir biçimde korumaya özen göstermeliyiz.
  • 28 Saat Yasası: 1873 yılında çıkarılan bu yasa, hayvanların egzersiz, yiyecek ve su kullanımına izin vermek için belirli hayvanları kesim için taşıyan araçların her 28 saatte bir durdurulmasını şart koşmaktadır. Hayvanların taşındığı araç yiyecek veya suya erişim içeriyorsa ve başka birçok istisna varsa, yasa geçerli değildir. Amerika Birleşik Devletleri’nde en çok yetiştirilen hayvanlar olan tavuk ve hindi gibi kuşlar, federal hükümet tarafından muaf tutuldu.
Son dönemlerde, hayvanlara yönelik yapılan şiddet sosyal medyaya yansımaktadır.

İspanya Örneği

İspanya’daki ana hayvan refahı mevzuatı olan 32/2007 sayılı Kanun, çiftlik hayvanlarının korunmasına ilişkin Avrupa Birliği yasal gerekliliklerine uymak ve Otonom Topluluklar ve Şehirler genelinde temel bir hayvan koruma düzeyi sağlamak için yürürlüğe girmiştir.

Avrupa Birliği (AB) düzeyinde, 1997 Amsterdam Antlaşması’na dayanan 13. Madde, 2007’de imzalanan ve daha sonra Avrupa Birliği’nin İşleyişi Hakkında Antlaşma (TFEU) haline gelen Lizbon Antlaşması’nın bir parçasını oluşturmaktadır. TFEU’nun 13. Maddesi, hayvan duyarlılığını açıkça kabul etmekte ve üye devletlerin, tarım, balıkçılık, ulaşım, araştırma ve teknolojik gelişme ile ilgili Avrupa Birliği politikalarını formüle ederken ve uygularken, ’’hayvanların refah gereksinimlerini tam olarak dikkate almalarını’’ gerektirmektedir.

Hayvan hakları yasası her ülkede düzenlenmemiştir ve bu yasasızlık büyük bir sorundur.

Hayvan duyarlılığı mevzuatta açıkça tanınmasa da, 11 Haziran 2013 tarihli 6/2013 Kraliyet Kararnamesi ile değiştirilen 32/2007 sayılı Kanun, çiftliklerde hayvanların bakımı, nakliye, kesim ve deneylerle ilgili olarak acı çekmeye atıfta bulunur. Ancak, bu Kanun yalnızca üretimde kullanılan omurgalı hayvanları ve bilimsel araştırma ve eğitimde kullanılan hayvanları (Madde 2) kapsamakta ve özellikle avlanma ve balıkçılık, vahşi hayvanlar (esaret dahil) ve boğa güreşi gösterilerini kapsamamaktadır. 32/2007 sayılı Kanunun bazı maddeleri evcil hayvanlar için geçerlidir.

Birçok ülke, hayvanları korumak için yasa oluşturmuştur.

Almanya Örneği

Alman Anayasası, bir devlet hedefi olarak hayvanların korunmasını içerir. Almanya’daki kapsamlı federal hayvan refahı mevzuatı olan Hayvanları Koruma Yasası (TierSchG), hayvanların yaşamlarını ve refahını korur, insanların hayvanlar üzerindeki sorumluluğunu ‘’diğer canlılar’’’ olarak tanımlar ve hiç kimsenin bir hayvan ağrısına neden olamayacağını belirtir.

ABD’de 1966 yılında kanun haline imzalanan Hayvan Refahı Yasası (AWA) birincil federal hayvan koruma yasasıdır.

Evcil Hayvanların Bakımı

Avrupa Evcil Hayvanların Korunmasına İlişkin Avrupa Sözleşmesi, Avrupa Konseyi’nin evcil hayvanlara yönelik bir antlaşmasıdır ve asgari koruma standartlarını sağlar. 1987’de imzalanan antlaşma 1992’de yürürlüğe girdi ve şimdi Avrupa Konseyi üyeleri dışındaki ülkelere açık. Mart 2019 itibarıyla Sözleşme, aralarında Almanya’nın da bulunduğu 24 ülke tarafından onaylanmıştır. Almanya, 21 Haziran 1988’de Avrupa Evcil Hayvanların Korunması Sözleşmesini imzaladı.

AWA (Hayvan Refahı Yasası), esas olarak hayvanat bahçelerinde tutulan ve laboratuvarlarda kullanılan hayvanları ve ayrıca köpek değirmenlerinde olduğu gibi ticari olarak yetiştirilen ve satılan hayvanları içerir.

Danimarka Örneği

Danimarka’daki Hayvanların Korunması Yasası 1991 yılına ve en son konsolide versiyonu 2018 yılına aittir. Yeni Kanun, ‘’’canlı varlıklar’’ olarak tanımlanan tüm hayvanlar için geçerlidir. 2015 yılında hayvanlarla cinsel ilişki yasağının çıkarıldığı ve Hayvanların Korunması Yasasına dâhil edildiği kayıtlara geçmiştir. Özellikle çiftlik hayvanlarını ilgilendiren mevzuat, Avrupa Birliği gerekliliklerine uymak için büyük ölçüde yürürlüğe girmiştir ve bazı durumlarda, refah hükümleri, örneğin domuzların ve buzağıların refahıyla ilgili olarak AB hukukunun ötesine geçmektedir.

İspanya’daki ana hayvan refahı mevzuatı olan 32/2007 sayılı Kanun, çiftlik hayvanlarının korunmasına ilişkin Avrupa Birliği yasal gerekliliklerine uymak ve Otonom Topluluklar ve Şehirler genelinde temel bir hayvan koruma düzeyi sağlamak için yürürlüğe girmiştir.

Dahası, Danimarka hayvanların kozmetik testler için kullanılmasını yasakladığından ve 3R-Center’ı oluşturduğundan, deneylerde hayvanların kullanımı konusunda özellikle iyi bir performans sergiliyor.

Alman Anayasası, bir devlet hedefi olarak hayvanların korunmasını içerir.

İsveç Örneği

API 2014 yılında ilk kez yayınlandığından bu yana İsveç, hayvan refahı yasasının yeni bir sürümünü, yani Hayvan Refahı Yasası 2018: 1192 ve Yönetmeliği 2019: 66’yı yürürlüğe koydu. Hayvan Refahı Yasası 2018, insanlar tarafından tutulan hayvanlar ve bilimsel amaçlarla kullanılan vahşi hayvanlar için geçerlidir. Kanun, evcil hayvanların ve hayvanat bahçelerinin terk edilmesini açıkça yasaklamaktadır.

Almanya’daki kapsamlı federal hayvan refahı mevzuatı olan Hayvanları Koruma Yasası (TierSchG), hayvanların yaşamlarını ve refahını korur, insanların hayvanlar üzerindeki sorumluluğunu ‘’diğer canlılar’’’ olarak tanımlar ve hiç kimsenin bir hayvan ağrısına neden olamayacağını belirtir.

Fransa Örneği

Fransa, hayvan refahına adanmış genel bir yasama yasasına sahip değildir, bunun yerine, hayvan koruma hükümleri Ceza Yasası, Kırsal ve Denizcilik Balıkçılık Yasası ile Kararnameler şeklinde ikincil mevzuatta düzenlenmiştir. Kötü muamele ve ihmal eylemleri de dâhil olmak üzere hayvanlara zulüm yasaktır. Ayrıca, evcil hayvanların terk edilmesi de yasaktır. Ayrıca, 25 Ekim 1982 tarihli Kararnamede belirtilen, evcil hayvan sahipleri ve yetiştiricilerine de özen gösterme yükümlülüğü bulunmaktadır. Diğer çeşitli Kararnameler, AB mevzuatını Fransız mevzuatına aktarmaktadır.

Avrupa Evcil Hayvanların Korunmasına İlişkin Avrupa Sözleşmesi, Avrupa Konseyi’nin evcil hayvanlara yönelik bir antlaşmasıdır ve asgari koruma standartlarını sağlar.

Japonya Örneği

Hayvanların Refahı ve Yönetimi Yasası (1973), Japonya’daki hayvan refahının korunmasının temelini oluşturur. Yasa, yaptırım mekanizmalarını içerir ve hayvanların acı ve sıkıntı hissettiğini kabul eder. Hayvanların Refahı ve Yönetimi Yasası (1973) da hayvan sahiplerinden ve kuruluşlarından tüm yaşamları boyunca hayvanlarla ilgilenme beklentilerinde çok açıktır. Yasa her beş yılda bir gözden geçirilerek ülke çapında hayvan refahını iyileştirmek için düzenli değişikliklere izin verilir. Japonya’da hayvan refahı genellikle Çevre Bakanlığı tarafından yönetilir ve hayvan sağlığına ilişkin bazı politikalar Tarım, Ormancılık ve Balıkçılık Bakanlığı tarafından üretilir.

Fransa, hayvan refahına adanmış genel bir yasama yasasına sahip değildir, bunun yerine, hayvan koruma hükümleri Ceza Yasası, Kırsal ve Denizcilik Balıkçılık Yasası ile Kararnameler şeklinde ikincil mevzuatta düzenlenmiştir.

TÜRKİYE

Hayvanları Koruma Yasası (2004) alışılmadık bir durumdur, çünkü özel bir hayvan tanımı yapmaz ve bunun yerine Yasa, açıkça tüm hayvanların eşit doğduğunu belirtir. Bu nihayetinde, türü veya sınıfı ne olursa olsun her hayvana Kanun kapsamında koruma sağlandığı anlamına gelir. Duyarlılığın resmi olarak tanınması olmasa da, fiziksel ve psikolojik ıstırabın resmi olarak tanınması vardır.

Hayvanların Refahı ve Yönetimi Yasası (1973), Japonya’daki hayvan refahının korunmasının temelini oluşturur.

Son dönemlerde, hayvanlara yönelik yapılan şiddet sosyal medyaya yansımaktadır. Özellikle köpeklere yapılan davranışlar hepimizi üzmektedir ve bu suçu işleyenlerin cezaları hafif bulunmaktadır. Bu yüzden ayrıntılı bir yasa tasarısı vatandaşlar tarafından talep edilmektedir. Köpeklere yapılan işkencenin ve zulmün bir an önce önüne geçilmesi gerekmektedir. Önümüzdeki yıllarda da korkunç hayvan zulmü biçimlerini görmemek için en kısa sürede hayvan hakları yasası çıkarılmalı ve zulmü yapanların cezası verilmelidir.

Negibi sosyal içerik paylaşım sitesidir. Tüm hakları saklıdır izinsiz kullanılamaz ya da kopyalanamaz.